22 Nisan 2010 Perşembe

Bira Nedir? Nasıl İçilir?

Bira Nedir:

Sekiz bin yıl önce Mısırlıların ekmek üretmek için arpayı ıslah etme çalışmaları sonucunda üretildiği iddia edilen bira bugün en çok içilen alkollü içki. Alkollü içki satışı ve içiminin serbest olduğu ülkelerde oldukça sevilen biranın üretildiği yere göre çeşitleri bulunuyor. En bilinen bira çeşitleri:
Lager: Alman birası. Az alkollü ve içimi kolay. Açık sarı renkli. En çok içilen bira lagerdir. Bir Bavyeralı ortalama senede 240 litre lager tüketiyor! Almanlar birayı sadece su, arpa, maya ve şerbetçiotundan üretiyorlar. Bunun dışında aromatik otlar veya başka bir madde katmıyorlar.
Ale: İngiliz birası. Orta alkollü. Lagerden daha koyu renkli. Arpa yüksek sıcaklıkta kavruluyor ve mayalandırılıyor. Şerbetçiotu geç ekleniyor.
Bock: Lagerden daha yüksek alkollü olan alman birası. biraz daha koyu renkli.
Geuze: Belçika birası. En aromatik biralardan. İçindeki meyankökü rengi koyulaştırıyor ve hafif kola tadı veriyor.
Stout: İrlanda/İskoç/İngiliz birası. Rengi siyaha yakın, orta/yüksek alkollü bira. İçimi çok kolay değil. Ağızda hafif bir tütsü veya kızarmış ekmek tadı bırakıyor.
Pilsener: Çekoslovakya'nın (ismi kaldı yadigar :o) Pilsen kentinden alıyor ismini. Aslında Lagere çok benziyor ancak rengi biraz daha koyu ve alkol oranı daha yüksek. Türkiyede üretilen biraların hemen hepsi pilsener sınıfına giriyor. (Carlsberg lager)
Şişelenen tüm biralar rafta daha fazla bozulmadan durabilmesi için pastorize edilirler. İçindeki bakterilerin ölmesi için bira fabrikalarda yüksek hızda ısıtılır ve soğutulur. Yapılması gereklidir çünkü bir bakteri şişe içindeki birayı kısa sürede bozabilir. Bu proses gerekli ama pastorize ederken biranın bir çok aroması da yok oluyor. Gerçek bira tadını yakalamak için taze bira içmenizi öneririm. Taze birayı evde hazırlayabiliriz, bira fabrikalarından alabiliriz veya taze bira satan publarda deneyebiliriz. Türkiyede sanırım bir yerde taze bira içilebiliyor. Nişantaşı Taps bar. Taps de hem bira üretimini görebilir hem de çeşitli aromalarda taze bira tadabilirsiniz.
Bira metal kutuya oranla cam şişede daha iyi muhafaza edilir. Bira şişe camları genelde koyu renklidir çünkü güneş ışınları biraya zarar verir. Bir çok bira şişesi koyu kiremit rengi veya kahverengi olmasına rağmen, koyu yeşil şişeler de artmaktadır. İlk koyu yeşil rengi kullanan bira markası Türkiyede de satılan Beck's dir. Metal kutulardaki biralarda hafif bir metal kokusu alabilirsiniz. Rahatsız edici bir kokudur ancak metal kutular kullanım kolaylığı nedeniyle tercih edilebiliyor.

Bira içim sıcaklığı:

Bira soğuk içilmelidir. Ancak ne kadar soğuk? Bu konuda bir çok rivayet olmasına rağmen doğru sıcaklık bira çeşidine göre değişir. Turkiyede satılan tum biralar lager/pilsener cinsidir ve bu tür biralar 4-8 derece sıcaklıkta içilirse gerçek tadı alınabilir. İdeali 6 derecedir. 4 derece altında içildiğinde biranın gerçek tadı alınamaz, sadece çok soğuk maden suyu içilmiş gibi hissedilir. 8 derecenin ustunde ise gittikçe biranın tadı rahatsız etmeye başlar. İngiliz birası ale'ler ise 7-11 derece arasında içilmelidir. Ale'nin tadı çok soğutulduğunda alınamaz. Buzdolabında birayı1 tam gün tuttuğumuzda genel olarak 5-6 derece soğukluğa erişir. İdeal soğukluk diyebiliriz.
Bira -3 derece sıcaklıkta önce kristalleşir ve daha sonra donar. Bira dondurucuda unutulmuşsa ve kristalleşmişse o biranın tadı artık bozulmuştur. Tekrar sıcak ortamda tutsanız bile eski tadına getiremezsiniz. Geçmiş olsun :)
Bira bardağa döküldükten itibaren ısınmaya başlar. İdeal sıcaklığı daha uzun süre korumak için bardağı daha önce buzlukta bekletmeyi deneyin. Barda, barmenden mümkünse soğutulmuş bardak kullanmasını isteyin. Bir çok barda özel müşteriler için soğutulmuş bardak bulunur. Eğer yoksa bile bir sonraki biranız için bardağı buzluğa koymasını söyleyebilirsiniz. Soğuk bardakta bira daha çok "terler". Biranın terlemesi, bardağın dış yüzeyinde su damlalarının oluşmasıdır. Bira reklamlarında gördüğümüz, görünce bira isteten, o nefis bira resimlerini hatırlayın.
Ayrıca gerçek bira bardağının kulplu olmasının nedeni, el ısısının bira sıcaklığını etkilemesini engellemektir. İçerken bira bardağını kulpundan tutmaya gayret edin. Küçük kadeh biçimindeki bardaklarda kulp olmaz çünkü bira ısınana kadar zaten bitmiş olur.

Bira ve köpük:

Bir çok kişinin bildiği gibi, birayı bardağa köpüksüz boşaltmak bir maharet değildir, aksine biranın tadının gizli kalmasına yol açar. Köpüğü biranın içindeki gazlar oluşturur ve bu köpük biranın içindeki şerbetçiotu kokusu ve tadının ortaya çıkmasına yardımcı olur. İdeali, bardağın 2/3 üne kadar birayı hafif eğik tutarak koymak, geri kalan 1/3 ü ise şişeyi düzleştirip uzaklaştırarak koymaktır. Böylece doğru oranda köpük elde edilir.
Köpük ve bira kalitesi arasında doğru orantılı bir ilişki vardır. Kaliteli bira köpüklü olur. Efes Pilsen köpüklü bir biradır ancak Marmara 34 çok az köpüklüdür. Marmara 34ü bir de yukarıdaki tarife uygun hafif köpürterek deneyin. Ayrıca şişeli biralar, teneke kutu biralara göre daha köpüklüdür.
Biranın köpürmesi yanında köpüğün kalıcı olması da önemlidir. Bira bitene kadar köpük miktarı azalacaktır ancak tamamen kaybolmaması gerekir. Ayrıca bardakta sadece köpük kaldığında bunu içmeyin, bu köpük biradan çok su içerir.
Köpüğün bir faydası da, biranın üstünde bir tabaka oluşturarak ısınmasını geciktirmektir.
Kaliteli biranın köpük kabarcıklarının küçük olması gerekir. Büyük kabarcıklı köpükler daha kısa ömürlü olur ve aromayı tam olarak ortaya çıkartmaz.

Bira mezeleri:

Bira mezesi -her zevke göre değişmekle birlikte- en çok tercih edileni tuzlu kavrulmuş fıstıktır. Bunun yanında patates kızartması/cipsi, mısır cipsi, tuzlu kuruyemiş de iyi uyum sağlar. Benim favorim ise tuzlu patlamış mısır. Patlamış mısır bira içerken midenizde oluşabilecek şişkinliği de alır. Tatlı ve bira kesinlikle uyuşmaz ve şeker alkolün vücudunuza olan etkisini arttırır.
Birayı başka bir içkiyle veya sıvıyla karıştırmak veya buz atmak birayı katletmek demektir. Ancak buna rağmen avrupada bira ve sprite karıştırıp "snaps" adında bir kokteyl yapıyorlar. Ben denedim, berbattı ama belki beğenenler çıkabilir. Gene avrupalı bir kaç turistin rakı ve bira karıştırdığına şahit oldum ama denemeye değmez! elin ağzı torba değil ki büzesin :)
Hafif içimli biralar limon dilimiyle nefis gidiyor (Bulabilirseniz Bodrum'un ünlü turunçu ile deneyin). Örneğin meksika birası Corona. Ancak Corona ithal bir bira ve oldukça pahalı. Bunun yerine size troy light öneririm. Troy light şişesinin ağzına bir ince limon dilimi sıkıştırın. Göreceksiniz Corona'dan çok farkı yok. Ancak bunu efes light ile denerseniz iyi sonuç alamayabilirsiniz. Efes light'ta sebebini bulamadığım bir yavanlık var. Troy light Türkiyedeki en iyi light bira bence.

Bira ve aroma:

Her biranın kendine özgü bir aroması bulunuyor. Bu aromalar kullanılan suyun cinsi ile, şerbetçiotu cinsi ve miktarı ile, kullanılan malt cinsi ile veya arpanın kavrulma derecesiyle değişebiliyor. Türkiyedeki en aromatik biralar Troy ve Tekel birası. En az aromatik olan ise Marmara 34. Benim favori biram Efes Pilsen-koyu renk şişko şişe :) Metal kutular biraya az da olsa bir metalik tat veriyor onun için cam şişeleri tercih etmenizi öneririm. Tuborg kullanılan sert sudan dolayı biraz acı. Tuborg Efes'e göre çok daha az tercih edilmesine rağmen Tuborg hastaları da var. Ayrıca Tuborgun alman devi Carlsberg ile ortaklığından sonra tesislerinin modernleştiği belirtiliyor. Gene de Türkiye'de Efes'i geçeceğini -en azından kısa vadede- düşünmüyorum.
Çevir-aç kapaklı biralar size ulaşana kadar aromasını biraz yitirmiş olabiliyor. Klasik kapaklar en iyisi. Tekel birası her geçen gün aromasını arttırıyor. Bazen çok zevk almama rağmen bazen de tat olarak ağır geliyor bana. Extra biraları ise hiç sevmiyorum. Alkol oranı suni olarak arttırılınca bira bira olmaktan çıkıyor bence.

Bira ve sağlık:

Herşeyin fazlasının zarar olduğu gibi, biranın da fazlası zararlı tabii. Sonuçta alkol içeriyor ve alkol vucudumuzun gereksinimlerinden biri değil. Ancak kararında içildiğinde bira keyif verici, serinleticidir. 33 cl.'lik bir şişe lager bira 0.02 mg. B1, 0.10 mg. B2, 0.13 mg. B6 vitaminleri; 1.50 mg. niacin, 0.23 mg. panthotenic asit ve 0.03 mg. folik asit içeriyor. Tüm bunlar vücuda yararlı maddeler. Bira göbek yapar mı? Tabii her gün 7 şişe içilirse yapar. :) Sonuçta alkol var içinde. Ancak araştırmalar biradan çok biranın yanında yenilen mezelerin kilo aldırdığını gösteriyor. Bunun için bira yanında yediğimiz çerez, kızartma, cips gibi yiyeceklere dikkat etmeliyiz.
Ayrıca bira içkiler arasında en çok sodyum içereni. Bundan dolayı yüksek tansiyon hastaları dikkatli olmalı.

Bira nerde, ne zaman:

Diğer içkilere oranla hafif bir içki olması nedeniyle, bira hemen her yerde ve zamanda içilebilir. Sert içkilerin aksine öğle saatlerinde deniz kıyısında da içebilirsiniz, gece bir barda da. Ancak hafif içimli de olsa alkol içerdiğini unutmayın, sıcak ortamlarda ve güneş altında alkol, vücudu normalden daha çok etkiler. Ayrıca bira serinletici bir içki olmasına rağmen içindeki alkol sebebiyle fazla içildiğinde cildi kurutur. Sıcak havada ve güneş altında vücut çok susuz kalabilir. Açık güneşte ve/veya sıcak havalarda alkol tüketirken dikkatli olun.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder